kapat
Sayfa 1/45 12311 ... SonSon
443 sonuçtan 1 ile 10 arası
Like Tree36Likes

Konu: karataycilar bilgi ve paylasim alani

  1. #1
    luisa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.05.2010
    Mesajlar
    2.850

    .new. karataycilar bilgi ve paylasim alani

    evet SZ ailemin degerli uyeleri sevgili nilgun ogretmenimin sayesinde burayi acmis bulunmaktayim
    kendisi karatay diyeti uyguluyor ve siz merak eden arkadaslarimiza yardimi olabilmesi acisindan bilgilerini burada paylasacak....
    simdiden paylasimlarin icin tesekkur ederim nilgun ogretmenim

  2. #2
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    ebrucuğum çok teşekkür ederim ,artık paylaşımlarımız burda olacak bütün kızlar toplandık toplandık

  3. #3
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    M. CANAN EFENDİGİL KARATAY KİMDİR ?

    M. Canan Efendigil Karatay, ömrünün 50 yılını hekimlik hizmetine adamış, birçok ünlü isme hocalık yapmış, değerli bir kardiyoloji profesörü. Prof. Dr. Canan Karatay Efendigil Türkiye’de ilk kez uyluk artar damarı yoluyla koroner anjiografi yapan kişi; yani işin duayenlerinden biri. Yıllarca Dünya’nın Avusturalya haricindeki 4 kıtasında ünlü kalp merkezlerinde hekimlik yapmış. Canan Hoca’yi birçok kardiyologdan ayıran önemli bir özelliği var. Hocamız onlar gibi kolesterol masallarına inanmıyor. Türk insanının sağlığı için hiç kimsenin söylemeye cesaret edemediği konulara bilimsel gerçekler ışığında açıklık getiriyor. Halen İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Anabilim Dalları’nda Öğretim Üyesi olan Prof. Karatay, kilo vermenin ABC’sini öğretirken, yıllardır cevabı merak edilen ‘zayıf kalmanın sırrını’ da açıklıyor.


    KARATAY DİYETİ NEDİR VE NASIL UYGULANIR ?

    Karatay Diyeti ile doğru bildiğiniz yanlışları düzelteceksiniz. Kilo verirken, sabahları dinç ve dinlenmiş olarak uyanacak, güne sevinç içinde başlayacaksınız. Bütün gününüzü de acıkmayarak, tatlılara saldırmayarak, enerji dolu geçireceksiniz. Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek ve dolayısıyla sık sık hastalanmayacaksınız! Bu arada her gün düzenli olarak günde 2-3 gr omega -3 tüketmelisiniz.

    Sık sık yemek yemeyin:

    İnsülin direnci sık sık yediğimiz zaman ve harcamadığımız zaman kırılamaz.



    Az yemek doğru değil, 3 öğün, fakat tok olarak yenilecek. 24 saatin en önemli öğünü kahvaltıdır. Sabah çok kuvvetli yememiz lazım. Her gün 2 yumurta veya pastırmalı yumurta veya menemen yiyebilirsiniz. Avuç içimiz kadar peynir ve yanında salatamızı yiyebiliriz. Yumurta, beyaz peynir, 10-15 zeytin, 1 fincan ceviz (veya fıstık, badem). Ekmek yerine ceviz yiyin. Kilo vermek isteyenler ekmek yemeyecekler. Çünkü ekmek insülin direncini arttırır.



    İnsülin yağları depo eden hormondur. Az ve sık yediğimiz zaman sürekli yağlar bu depoya gönderilir. Yemek yediğimiz zaman insülin yükselir ve 2 saat sonra düşmeye başlar. Ve acıkma hissi ortaya çıkar.



    Çok kuvvetli bir kahvaltı yaptığımız zaman bütün gün acıkmayız. O sırada leptin hormonu devreye girer ve kendi vücut yağlarımızı ara öğün olarak kullanır. Bu nedenle acıkmayız. Sık sık yediğimiz zaman karaciğer ve pankreas yorulur. Bu nedenle sık sık yemek yemek doğru değildir.

    Kilo vermek için insülin direncini kırmak şart:

    Ekmekten uzak durulması gerekir. Ekmek yerine ceviz yemeye başlayabilrisiniz. Hiç acıkmayacaksınız ve göbek, basen yağları eriyecek. Yalnız bu yağlar yılların birikimi olduğu için bir anda gitmez. Zamanla yediklerinize dikkat edip kilolarınızı vereceksiniz. Aç kalarak kilo verilmez. 24 saatte mutlaka su vücuda girmelidir. Susuz kaldığınız sürece kilo veremezsiniz.

    Öğle yemeğinde ne yenilmelidir:

    Eğer acıkmadıysanız öğle saatinde bir şey yemeyiniz. Bir fincan fındık-fıstık yiyebilirsiniz. Lahmacun en sağlıklı yiyeceklerden biridir. Hamuru çok ince olmalıdır. lahmacun şu bakımdan sağlıklıdır: üstünde et ve sebze vardır, yanında soğanı ve maydanozu vardır. Güvendiğiniz bir yerde küçük bir lahmacun yiyebilirsiniz. Kilo verene kadar bu şekilde devam etmelisiniz. Bu karaciğer yağlarının gitmesi için şarttır.

    Karatay diyeti nedir? Karatay diyeti nasıl yapılır?

    Karatay diyeti aslında bir diyet değildir. Bir yaşam biçimidir. Bu önemli konulara sağlıklı bir yaşam için dikkat edilmelidir. Biz hareketsiz bir toplumuz, çok ekmek yiyoruz, çok meyve suyu içiyoruz. Bunun yerine balık yiyebiliriz. Balık sağlıklı bir yiyecektir.



    Bilim adamları “şeker en tatlı zehirdir” diyorlar. Bir dilim ekmeğin üzerine kesme şekerleri yerleştirin, ne kadar şeker alırsa o kadar şeker yiyoruz ekmekle birlikte. Karaciğer yağınızı azaltmak istiyorsanız ekmekten uzak durmalısınız.



    Önemli olan sağlıklı olarak yavaş yavaş kilo verip, o kilolarda kalmaktır.



    Yaz geliyor, kiraz, erik, bir iki kayısı ve çilek yiyebilirsiniz. Kavun ve karpuzdan kilo vermek istiyorsanız uzak durmalısınız.

    “Özgür tavuk” yenilmelidir

    Köy tavukları sağlıklıdır, doğal ortamda büyüyenler. Ama hareketsiz bir ortamda büyüyen tavukları tüketmenizi önermem. Kebap ve baklagiller tüketebilirsiniz, yanına ekmek yemeyeceksiniz. Balık sağlıklıdır. Yalnız mısır unu kızartıldığı zaman kanserojen etki ortaya çıkar.

    Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta akşam saat 8′den sonra yemek yemeyeceksiniz

    H.Prensesi likes this.

  4. #4
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    [Karatay diyetine göre bir haftalık örnek mönüde bulunabilecek gıdalar ve yemek saatleri şöyle planlanabilir:
    PAZARTESİ
    Kahvaltı (08.00-09.00)
    İki adet yumurta (Suda haşlanarak rafadan ya da kayısı kıvamında hazırlanmış. Tereyağında peynirli omlet de yapılabilir.)8-10 adet tuzu alınmış yeşil ya da siyah zeytinBir avuç içi kadar beyaz peynir,4-5 adet gün kurusu kayısıŞekersiz bitki çayı, su ya da meyve çayıBir (ince belli) çay bardağı ceviz (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

    Öğle yemeği (13.00-14.00)
    Bir avuç içi kadar dana söğüş, bol salata ve zeytinyağlı fasulyeSalata olarak dilimlenmiş ya da rendelenmiş turp ve havuç veya mevsim salatası, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile hazırlanmalıdır.Bir su bardağı tuzsuz ayranArzu edildiği kadar şekersiz bitki çayı ya da su

    Ara öğün (şart değil) (15.00)
    Yarım su bardağı kadar ceviz Şekersiz olarak sevdiğiniz herhangi bir çay ya da taze limonlu su

    Akşam yemeği (18.00-19.00)
    Balık, yeşil soğan, roka ve turp (Salata bol miktarda hazırlanıp, içine, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile birlikte tane keten tohumu ilave edilerek hazırlanmalıdır.)

    SALI
    Kahvaltı (08.00-09.00)
    Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen de yapılabilir)8-10 adet tuzsuz zeytin Bir avuç içi kadar beyaz peynir2-3 adet çarliston yeşilbiber5-6 adet minik domatesŞekersiz çay ya da sütBir (ince belli) çay bardağı fındık (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fındık mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

    Ara öğün (şart değil) (10.00)
    Yarım su bardağı kadar ceviz Bol su ya da yeşil çay

    Öğle yemeği (13.00-14.00)
    Bir tabak zeytinyağlı barbunya ya da etli sebze yemeğiLahana ya da karnabahar salatası (Çiğ ya da buğulanmış olabilir)Bir su bardağı ayran ya da bir kase yoğurt

    Ara öğün (şart değil) (15.00)
    Bir orta boy elma ya da mevsim meyvesiBir kase yoğurt (Mümkünse evde mayalanmış veya geleneksel usulle üretilmiş. Kesinlikle diyet olmayacak)Şekersiz çay ya da bir fincan Türk kahvesiNescafe olarak bilinen granül kahveler işlenmiş gıda oldukları için yasak

    Akşam yemeği (18.00-19.00)
    Balık ızgara (Fırında veya buğulama usulü de pişirilebilir)Bir tabak pilakiRoka, yeşil soğan, maydanoz ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)İki kibrit kutusu kadar tahin helvası

    ÇARŞAMBA
    Kahvaltı (08.00-09.00)
    Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen de yapılabilir)Bir avuç içi kadar beyaz peynir2-3 adet tatlı kırmızıbiberYeşil çay ya da sevilen bitki çayıBir çay bardağı (ince belli) Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

    Ara öğün (şart değil) (10.00)
    Tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmamış ve mümkünse yeni kırılmış olmalı)Bol su ya da bitki çayı

    Öğle yemeği (13.00-14.00)
    Bir bardak zeytinyağlı taze yeşil fasulye3-4 adet ızgara köfte1 kase yoğurtTurp ve havuç rendelenerek hazırlanmış salata ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)Bol su veya ayran

    Ara öğün (şart değil) (15.00)
    Bir elma ya da armut1 kase yoğurt

    Akşam yemeği (18.00-19.00)
    3-4 kalem kuzu pirzola ya da avuç içiniz kadar bonfile ızgara. Zeytinyağlı enginar ya da bir tabak taze baklaMevsim salatası ve bir tatlı kaşığı keten tohumu

    PERŞEMBE
    Kahvaltı (08.00-09.00)
    İki yumurta ile hafif ateşte tereyağı ile pişirilmiş peynirli omlet8-10 adet tuzsuz zeytin Bir avuç içi kadar beyaz peynir1-2 adet çarliston yeşilbiber ya da 1-2 adet salatalıkTaze maydanoz ve kırmızıbiberYeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı ceviz içi (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

    Ara öğün (şart değil) (10.00)
    Bir avuç içi kadar tuzsuz yerfıstığı ya da badem içi (Mümkünse yeni kırılmış olmalıdır)Taze limon eklenmiş bol su ya da bitki çayı

    Öğle yemeği (12.00- 13.00)
    Bir avuç kadar dana bonfile ya da 3-4 kalem kuzu pirzolasıBir tabak zeytinyağlı pırasa 5-6 adet minik domatesBir kase yoğurt ve bir tatlı kaşığı keten tohumuBol su

    Ara öğün (şart değil) (15.00)
    Bir ufak portakal veya mevsim meyvesiBir avuç içi kadar tuzsuz yerfıstığı ya da badem içi (Mümkünse yeni kırılmış olmalıdır)

    Akşam yemeği (18.00-19.00)
    Balık ızgara, kırmızı kuru soğan, dilimlenmiş turp ve rokaBuğulanmış Brüksel lahanası ve rendelenmiş havuç ya da lahana salatasıBir tabak piyaz ya da zeytinyağlı barbunya

    CUMA
    Kahvaltı (08.00-09.00)
    İki yumurta ile hafif ateşte tereyağı ile pişirilmiş omlet8-10 adet tuzsuz zeytinBir avuç içi kadar peynir Taze maydanoz, tatlı kırmızıbiber ve 1-2 adet salatalıkŞekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

    Ara öğün (şart değil) (10.00)
    Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Bol taze limonlu su ya da bitki çayı

    Öğle yemeği (12.00- 13.00)
    Bir porsiyon şiş kebap (Yanında pide, pilav ve patates yenilmeyecek)Taze yeşilbiber, domates, turp, maydanoz, soğan ve sumakBir kase yoğurt ve bir tatlı kaşığı keten tohumuBol su ya da ayran

    Ara öğün (şart değil) (15.00)
    Bir elma ve avuç tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmamış ve mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş su ya da şekersiz çay

    Akşam yemeği (18.00-19.00)
    3-4 kalem kuzu pirzolasıMevsim salatası (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)Zeytinyağlı enginar ya da yoğurtlu semizotu salatası

    CUMARTESİ
    Kahvaltı (08.00-09.00)
    Pastırmalı yumurta8-10 adet tuzsuz zeytinBir avuç içi kadar peynir ve taze maydanoz ya da nane ile birlikte Şekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

    Ara öğün (şart değil) (10.00)
    Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş bol su ya da şekersiz bitki çayı

    Öğle yemeği (12.00- 13.00)
    Bir porsiyon bonfile ızgaraTaze yeşilbiber ve domates ya da kuru soğanYoğurt, semizotu ve bir tatlı kaşığı keten tohumu yağıBol su veya ayran

    Ara öğün (şart değil) (15.00)
    Bir ufak boy portakal veya elmaŞekersiz yeşil çay

    Akşam yemeği (18.00-19.00)
    Balık ızgaraDilimlenmiş beyaz turpBol roka, domates ve taze yeşil soğan ile hazırlanmış salata (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)İki kibrit kutusu kadar tahin helvası

    PAZAR
    Kahvaltı (08.00-09.00)
    Peynirli omlet ya da pastırmalı yumurtaBir avuç içi kadar beyaz peynir8-10 adet tuzsuz zeytinTatlı kırmızıbiber, domates ve salatalıkŞekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayı Bir (ince belli) çay bardağı ceviz içi (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

    Ara öğün (şart değil) (10.00)
    Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş bol su ya da şekersiz bitki çayı

    Öğle yemeği (12.00-13.00)
    Bir tabak kuru fasulye, bonfile veya biftek (bir avuç içi kadar) (Yanında pilav ve patates yenmeyecek)Bir adet kuru soğanÇoban salatası (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)Bol su

    Ara öğün (şart değil) (15.00)
    Bir avuç tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmuş ve mümkünse yeni kırılmış)Şekersiz çay

    Akşam yemeği (18.00-19.00)
    Balık ızgaraTaze yeşil soğan, bol roka ve domatesKözlenmiş taze kırmızıbiber

    ÖNEMLİ NOT: Her gün akşam saat 19.00-20.00′den sonra meyve dahil hiçbir şey yenilmemeli; bol su, taze limon eklenmiş olarak içilebilir ve mümkünse yatmadan önce 30-40 dakika kadar yürüyüş yapılmalı

  5. #5
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    Karatay diyetinin en temel prensibi neler?



    Karatay Diyeti’ni uygularken yenen her şey doğal ve mevsimsel olacak. Katkı maddesi olan ve işlenmiş hiçbirşey yenmeyecek. Yemek yenilen zamanlara dikkat edilecek. En önemlisi akşam sekizden sonra hiçbir şey yememek, bol su içimi ve hareket etmek… Hareket çok önemli, bunun için herkesin bahane ortaya koymadan vakit ayırması gerekiyor. Ben özellikle büyük iş adamlarımız, banka veya şirket müdürleri ya da memurlarımız geldiğinde öğle tatilinde, dışarı çıkıp 20 dakika yürümelerini öneriyorum. Başlangıçta bu bile yeterli. Yatmadan önce yaşadığınız binanın etrafında birkaç tur atabilir veya çocuğunuz varsa hiç evden çıkamıyorsanız, eşinizi alın müziği açın, bir saat dans edin… Kol bastı mı yaparsınız, vals mi yaparsınız, rock’n roll mu yaparsınız tercih sizin..!

    İŞTE ÖNERİLEN MÖNÜLER

    SABAH kahvaltısında ‘ceviz’i, öğle yemeklerinde etli ya da zeytinyağlı sebze yemeklerini öneren İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, akşam yemeklerinde de öğle yemeğine benzer gıdalar tüketilmesini tavsiye ediyor. Ancak, akşamları 20.00’den sonra yemek yenmemesi konusunda uyarıyor. Yazı dizimizin son gününde yapay tatlandırıcılara dikkat çeken Karatay’a kulak veriyoruz...

    ‘YAPAY TATLANDIRICI KULLANANLAR ZEHİRLENİYOR!’
    “Aspartam ve sakarin içermez diye pazarlanan, sükraloz bazlı tatlandırıcılar, sofra şekerinden 600 kat daha tatlıdır. 200 gram kadar tatlandırıcı, 96 kalori ve 32 gram şeker içermektedir. Bunlar obezlere, diyabetli hastalara ve kilo vermek isteyenlere öneriliyor. Oysa hastalar zararlı birçok kimyasal maddeyi tükettiklerinin farkında bile değiller. Bu hastalar, yapay tatlandırıcılarla zehirlendiklerinin farkına varmalılar. Kilo problemi olmayanlar ya da ensülin direncini kırmayı başarmış olanlar, eğer çok istiyorlarsa Konya yöresine ait olan etli ekmek (kaşar peynirsiz olarak) ya da lahmacun gibi yiyecekleri rahatlıkla tüketebilirler. Etli ekmek ve lahmacunun ekmeği mayasız ve son derece incedir. Ayrıca bol soğan, limon, maydanoz ve ayranla tüketildiği zaman gayet dengeli ve sağlıklı bir gıdadır.

    ‘AKŞAM YEMEĞİ SONRASI MUZ, YAĞ OLARAK DEPOLANIR’
    Meyve konusuna gelince... Mevsiminde doğal olarak (hormonsuz, kimyasal ilaçsız, GDO’suz) yetişmiş ve sağlıklı ortamda, kimyasal koruyucu maddeler sıkılmadan (mumlanıp parlatılmadan) saklanıp satışa sunulan tüm meyveler sağlıklıdır. Meyvelerin içerdiği şeker oranı, glisemik endeksini belirler. Bu nedenle meyvelerin tüketim miktarları, zamanları ve şekilleri onları vücudumuz için sağlıklı veya sağlıksız hale getirebilir. Örneğin gün boyunca başka tatlı ve şekerli bir yiyecek yememek koşuluyla sonbahar ve kış aylarında sabah kahvaltısında yenecek bir adet yerli muz, glisemik endeksi yüksek olmasına rağmen verdiği enerji gün içinde yakılabileceği için sağlıklıdır. Ancak aynı muz, akşam yemeğinden sonra tok karnına yenirse ve ardından yatılırsa, gece enerjisi fazla gelip yağ olarak depolanacağı için sağlıksızdır.



    ‘ZEYTİN EN DOĞAL MEYVE BOL YİYİN’
    Ülkemizde birçok kişi diyabetli olduğunu bilmeden yaz aylarında her gün yarım karpuz, 2 incir, 1 salkım üzüm ve benzerini aynı anda yemekte... Peki günde 5 öğün meyve önerisi nereden çıktı o zaman? Bu diyet önerileri şimdi tarih oldu. Ancak özellikle akşam yemeğinden sonra kiloyla meyve yeme alışkanlığı hâlâ sürüyor. Yaz aylarında öğle yemeği yerine küçük bir kâse çilek, doğal yoğurt ya da avuç içi kadar beyaz peynirle yenirse, vücut için sağlıklı olabilir. Ancak etli, sebzeli bir yemeğin üzerine koca bir dilim karpuz veya bir kâse çilek yendiğinde sağlıksız oluyor. Çünkü bu durumda vücut aldığı fazla enerjiyi direkt depo yağlarına dönüştürüyor. Domates, biber, salatalık, zeytin gibi yiyecekler, doğal meyve ihtiyacımızı karşılamaktadır. Özellikle zeytin, bol bol tüketilebilir.”

    ‘Felç olma riski önlenebilir’

    “OBEZLERDE ve diyabet hastalarında oldukça ciddi damar tıkanıklıklarını, koroner kalp hastalığını, yani kalp krizi ve inme dediğimiz felç olma olasılığını, riskini azaltmak, önlemek kendi elimizdedir. Başkasının elinde değildir! Aşırı miktarda işlem görmüş unlu, nişastalı hamur işleri ve şekerli içecekler gibi çok çabuk hazmedilen ve kan şekerini hızla yükselten karbonhidratlardan, yani yüksek glisemik endeksli yiyeceklerden uzak durmak, en kolay, en basit ve en ucuz yoldur! Yapacağımız en kolay iş, fazla meyve tüketiminden, taze sıkılmış veya fabrikasyon meyve sularının aşırı tüketiminden, şekerli içeceklerden, rafine unlardan ve hamur işlerinden, ekmekten, makarnadan ve kahvaltılık tahıllardan uzak durmaktır.”

    ‘Yemeğin üstüne yenilen kuru meyve sağlıksız’

    “EĞER gün içinde başka meyve yemediyseniz ve çok acıkmadıysanız, akşam yemeği yerine 3-4 adet gün kurusu kayısı (turuncu olanı sağlıksız), 2-3 adet kuru erik, 1 adet kuru incir gibi kuru meyveyle tüketilecek bir kâse yoğurt, yanında başka bir yemek yenmediği durumda sağlıklı olacaktır. Ancak saat 19.00-20.00’ye kadar yenmiş olsa dahi yanında salatası ve ayranıyla birlikte yenen etli, sebzeli veya baklagilli bir yemeğin üstüne aynı kuru meyveler yendiğinde ve ardından uyku faslına geçildiğinde sağlıksızdır. Çünkü bu durumda vücut aldığı fazla enerjiyi direkt depo yağlarına dönüştürecektir.”

    ‘1 kilo zayıflamak hasta olma riskini % 10 azaltır’

    “SAĞLIKSIZ karbonhidratlar, şekerler ve tatlılar önce kan şekerini, sonra ensülini yükseltir. Kan şekeri ve ensülin yükseldikçe, santral sinir sistemi uyarılır, adrenalin salgılanması artar, damarlar büzüşür. Yani çarpıntı olur, tansiyon yükselir, kalp krizi, felç, böbrek hastalıkları ve göz hastalıkları oluşur. Kontrol edilemeyen hücre büyümesi başlar. Bu, kanserin başlama nedenidir, kanser hücrelerinde artış olur. Androjen (erkeklik) hormonlarının salgılanması artar, polikistik over sendromu, erken ergenlik, erkeklerde saç dökülmesi (alnın açılması) gibi belirtiler ortaya çıkar. Kanın pıhtılaşması, iç organlarda yağlanma, kilo artar. 1 kilo zayıflayınca dahi bu hastalık riskleri yüzde 10 oranında azalmaktadır.”

    ‘Obezite, diyabet, kalp hastalığı genetik değildir’

    “OBEZİTE, diyabet, kalp hastalıkları genetik değildir, iç ve dış etkenlerle ve yanlış beslenme sonucu özellikle yanlış yaşama biçimiyle artık her yaşta ortaya çıkan, genel hormonal ve metabolizma bozukluklarının klinik olarak yansımalarıdır. Bir öğünden sonra açlık hissetmeden 4-5 saat geçiremiyor ya da 1-2 saat içinde acıkıp bir şeyler atıştırmadan duramıyorsanız, bilin ki sabah kahvaltıda yedikleriniz sizin sağlığınıza zarar veriyor. Sık sık yemek metabolizmamızı hızlandırır. Ancak kan şekerimiz ve ensülinimiz de sürekli olarak yüksek kalmaktadır. Bu şekilde kısa bir süre hızlı çalışan metabolizma, yağların yakılmasını değil, yağların sürekli depoya gönderilmesine neden olur. Ara öğün yiyerek diyet yapanların, yavaş yavaş kilo almalarının nedeni, sık sık ara öğün yemelerinin sonucu kanlarında ensülin hormonunun giderek yükselmesi ve yüksek olarak kalmasıdır.”

    EVDE TEREYAĞI NASIL YAPILIR?
    “Evde mayaladığınız yoğurdun kaymağını, ortalama 7-10 gün boyunca küçük bir kavanozda biriktirin. Kaymağın acı bir tat almaması için kavanozun kapağını sıkıca kapatın. Daha sonra kavanozu çalkalayarak kaymağın içindeki yağ ve suyun ayrılmasını sağlayın. Bu çalkalama, 30 dakikada bir 5-10 dakika ara vererek ortalama 60-120 dakikalık bir zaman alabiliyor. Kaymaktaki yağ ve su birbirinden ayrılmaya başlayınca kavanozu 5-10 dakika buzluğa koyun. Daha sonra kavanozun içindeki tereyağını bir kaşıkla toplayın, top şekline getirip suyunu iyice sıkın. Tereyağınız taze taze kullanımınıza hazır...”
    Konu Nilgünk tarafından (03.04.2013 Saat 20:56 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    Yumurtayı yasaklamak cinayettir. Kırmızı et, yağ, yumurta özellikle kolesterolü yüksek kişilere önerilmez. Karatay bu gıdaların değil asıl şeker ve karbonhidratın zararlı olduğunun altını çiziyor: “Kırmızı eti yasaklayan Amerikan diyet listeleri. Çünkü ABD’deki kırmızı etle bizim yediğimiz arasında büyük fark var. Oradaki hormonla büyütülmüş sığır! Onlar kuzu, koyun, dana bilmezler. Koyun, kuzu eti en sağlıklı etlerdir ama hayvanlar hür dolaşıyorsa... En sağlıklı yağlar soğuk baskı zeytinyağı ve doğal köy tereyağıdır. Örneğin Trabzon yağı... En tehlikelisi ise Omega 6, kanserojendir ve maalesef ayçiçeği, mısırözü ve margarin gibi bitkisel yağlarda bolca bulunur. Çiftlikte koşup oynayan, börtü böcek yiyen, hür tavuk yumurtası hiç zararlı değil. Bu açıdan yumurta yasaklamak kadar büyük bir cinayet yok!”

    Pişirme tekniğinin de çok önemli olduğunu hatırlatan Karatay, tehlikeli trans yağların pişirme sırasında ortaya çıktığını vurguluyor: “Etin kızartılması veya şinitzel olarak servis edilmesi tehlikelidir. Örneğin hamsi çok sağlıklıdır ama onu mısır ununa bulayıp kızartırsanız kanserojendir. Mısırözü veya ayçiçeği yağı yüksek ısıda bozulur ve trans yağa dönüşür. Oysa zeytinyağı ve tereyağı ısıya dayanıklıdır. Yumurtayı kavurduğunuz zaman ya da çok katı haşladığınız zaman zararlıdır. Sarısının etrafı yeşile dönüşür, ağızda un gibi dağılır. Yumurtayı tavaya koyup biraz zeytinyağı veya saf tereyağıyla karıştırıp üstünü kapatır, kendi buharında pişmeye bırakırsanız bol bol yiyebilirsiniz.”
    Ara öğünlere gerek yok

    Karatay, meyve suları ve ekmeğin her türünün kilo vermenin önündeki en büyük engel olan insülin direncine neden olduğunu anlatıyor. Meyve ve meyve sularının barındırdığı früktozun (meyve şekeri) çok tehlikeli olduğuna da değinen Karatay her türlü hazır gıdanın früktoz içerdiğini söylüyor. Karatay pekmez, bal gibi sağlıklı sanılan gıdaların da insülin direncini başlatıp sürdürdüğünü hatırlatıyor: “İnsülin direncini başlatan şey hareketsizlik. Üstüne meyve yemek, üstüne ekmek, simit, baklava, börek yemek. Herkes akşam yemeğinden sonra televizyonun karşısında iki tane portakal, iki tane elma, bir tane muz yiyip yatağa giriyor. Eğer kilo vermek istiyorsanız vücudunuzun leptin salgılamasına izin vermelisiniz. Çünkü insülin hormonu yağları biriktirir, leptin de eritir. ‘Sık sık yiyin’ diyor, ara öğün öneriyorlar. Oysa ağzınıza bir şey attığınızda insülin salgılanıyor. Evet metabolizmanız çalışıyor, hızlanıyor ama yağları eritmek için değil depo etmek için! İnsülin yüksek kaldığı sürece kilo vermenize ihtimal yok.
    İnsülin direncini kırmak için sağlıklı yağlar tüketilmeli. Zeytinyağı, tereyağı ve balık yağı dediğimiz Omega 3. Ancak balık yağı çabuk bozulur, bu yüzden mutlaka yüksek bir antioksidanla alınmalı. Örneğin bir avuç taze böğürtlen, ahududu, çilek, kiraz ya da yaban mersini...”


    Ekmekten vazgeçebilirsiniz

    KARATAY “Ekmeği hayatınızdan çıkarın” deyince şaşırıyoruz. Belki diğer öğünleri geçiştirebiliriz ama kahvaltı ekmeksiz olur mu hiç? Karatay bunun mümkün olduğunu söylüyor: “Sabah kahvaltısında iki yumurtayla yapılmış omlet, avucunuz kadar peynir. Diyet olmayacak ama tansiyonu yüksek olanlar suya koyup tuzunu alabilir. Bunların yanında ince belli bir çay bardağı ceviz yiyebilirsiniz ekmek yerine. Bana gelen hastalar ‘Ekmek yemezsek B vitaminini nereden alacağız?’ diyorlar. Fındık, fıstık, ceviz bunlarla dolu. ‘Her gün iki, üç ceviz yiyorum” diyorlar. İki ceviz 80 kiloluk insanın nesine yarar ama onun yerine sekiz dilim ekmek yiyor. İşte terslik burada. Çeviri diyet listelerinde zeytin yer almaz çünkü adamların memleketinde zeytin yok. Bir tek kokteyl zeytinini biliyorlar. Sabah kahvaltısında 9-10 isterseniz 20 tane zeytin yiyebilirsiniz. Pastırma en sağlıklı et çünkü kurutulmuş. Kahvaltıda rahatlıkla pastırmalı yumurta yiyebilirsiniz. Böyle bir kahvaltı yaptığınızda size iki öğün bile yeter. Eğer bir şeyler yedikten iki saat sonra acıkıyorsanız o zaman sorun var! Zaten kilo vermenin karşısındaki en büyük korku da açlık korkusu. Düşük glisemik indeksli gıdalar açlığı önlüyor. Siz her öğün arasında 3-4 saat verdiğinizde leptin hormonu devreye giriyor, yağlarımızı ara öğün olarak kullanıyor ve böylece kilo veriyoruz.”

  7. #7
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    NUR TOPRAKOĞLU / HT GAZETE


    Kolesterol ilaçlarına karşı çıkan ve Karatay Diyeti’yle tartışma yaratan Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Türk halkını “şişmanlatan” en büyük hatanın “hareketsizlik” olduğunu söylüyor. İşte Türk halkının “genişlemesine” neden olan 10 “kusurlu hareket”



    1- Türk halkındaki en büyük problem hareketsizlik! Spor yapan küçük bir kitle var ama genel olarak çocukluktan itibaren aktif değiliz.

    2- Türk halkımaalesef çok fazla ekmek, tatlı ve unlu gıdalar tüketiyor.

    3- Özellikle gençlerimiz fast-food kültürüyle yetiştiriliyor, hamburger, pizza, tost, sandviç, cips gibi yiyeceklerle ve kola, buzlu çay ya da gazoz gibi içeceklerle karın doyurmaya çalışıyor.

    4- Ayrıca halkımızın büyük bir kısmı sağlıklı sanarak her gün neredeyse 2-3 kg tazemeyve yiyor. Ama kuruyemişten kilo aldırır diye uzak duruyor!

    KURUYEMİŞ ÇİĞ YENMELİ

    5- Kuruyemiş tüketenler de, çiğ yemek yerine kavrulmuş ve tuzlanmış şekilde yiyerek büyük hata yapıyor! Kuruyemişler kabuğundan kırılıp çiğ olarak tüketilmelidir. Kavurarak ve tuzlayarak yemek son derece sağlıksız bir beslenme tarzıdır.

    6- Türk halkı kendi mutfağı ile değil, yabancı mutfaklarla yani tercüme diyetlerle zayıflamaya çalışıyor! Az az, sık sık yiyerek zayıflamaya çalışıyor, oysa sık sık yemek, sürekli ensülin hormonu salgılanmasına sebep oluyor ve farkında olmadan yağları eriten leptin hormonunun salgılanmasına engel olunuyor!

    7- Türk halkı yalnızca kalori hesabına takılıyor, yiyeceklerin ne glisemik indeksine ne protein içeriğine ne de sağlıklı yağ içeriğine bakıyor!

    8- Proteinler, saçlarımızın, tırnaklarımızın, cildimizin, bağışıklık sistemimizin, tüm organlarımızın ve hayati önemi olan hormonlarımızın temelinimeydana getirirler... Doğal olan temel proteinleri tüketmedikçe de kilo veremeyiz!
    SAĞLIKLI YAĞ KULLANIN

    9- Halkımızın yaptığı bir diğer yanlış da sağlıklı yağlarla sağlıksız yağları yani trans yağları aynı kefeye koymak! Fazla kilo problemi olup zayıflamaya çalışanlar ve kilolarını korumak isteyenlerin, doğal tereyağı, soğuk sızma zeytinyağı ve temel olan Omega-3, Omega- 6 gibi yağları doğal şekilleriylemutlaka vücutlarına almaları gerekmektedir. Omega-3 ve Omega-6 yağlarına bilimsel olarak temel yağlar diyoruz. Çünkü insan vücudu bu yağları üretemiyor ve bu yağların dış destek olarakmutlaka alınması gerekiyor.Motorumuzun yağ değiştirme zamanı gelmiştir! Vücudumuza sağlıklı yağ girmediği sürece, birikmiş zararlı yağlarımızdan kurtulamayız!

    10- Kilo vermenin zorlaşmasının, ne yapılırsa yapılsın kilo verilememesinin (ve birçok dejeneratif hastalığın) asıl nedeni, vücut ve organizmanın hücre ve hücre zarlarında, Omega-3 ve Omega-6 gibi temel yağların ve fosfolipitlerin yani ‘lipitlerin’ eksik olmasıdır. Bu, bilimsel olarak gösterilmiştir. Bu nedenle, ‘yağlı’ olduğu gerekçesiyle zeytin ve kuruyemişlerden korkmak veya zeytin ve kuruyemişi azmiktarda yemek doğru değildir!

    D vitamini eksikliği kilo vermeyi engeller 

    D vitamini eksikliği de kilo vermeyi engeller! D vitamininin iki ana kaynağı bulunmaktadır: Birincisi, güneşin UVB ışınları etkisiyle derimizde üretilmektedir. İkincisi, gıdalarla alınabilmektedir. En önemli besin kaynağı balık ve organ etleri dediğimiz, yürek ve karaciğerdir.

    Günde 2.5 litre su içmezseniz kilo veremezsiniz 

    Ayrıca 24 saat içinde yeterli su içmediğimiz zaman da kilo veremiyoruz. Her gün 2-2.5 litre kadar saf su içme alışkanlığını edinmemiz gerekiyor. Gün içinde azar azar, yudum yudum içerek bu alışkanlığı edinmemiz son derece önemlidir. İdrar rengimizin açık sarı olmasına dikkat etmeliyiz.

    Aşırı sinir ve stresin nedeni demir eksikliği 

    Vücutta demir eksikliği varsa yine kilo verilemez! Aslında başta sinir ve stres olmak üzere birçok sıkıntının sebebi, demir eksikliğidir! Tabii bu eksiklik, dolaylı olarak kilo alımına sebep olur ve hormonların olumsuz etkilenmesi sebebiyle de kilo verme sürecini olumsuz etkiler.

    Spor yapanlar mutlaka bunları tüketmeli 

    Günlük demir gereksinimi ağır spor yapanlarda, düzenli egzersiz yapanlarda, bebeklik, gebelik, emzirme, âdet (regl), ergenlik ve ağır hastalık dönemlerinde kişinin yaşına ve yaşam biçimine göre değişir. Karaciğer, yürek, dalak gibi sakatatlar, kırmızı et, baklagiller, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır. Ceviz, fındık, fıstık, badem gibi kuruyemişlerin ve kuru fasulye, mercimek gibi baklagillerin 100 gramında (ince belli çay bardağı kadar) 3.70 mg demir bulunur. Bu nedenle bize ilkokulda “Fındık fıstık çıtır çıtır, hem kan yapar hem ısıtır” diye öğretmişlerdi. Demir eksikliği saptanmış olan kişilerin bir hekim gözetimi altında tedavi olmaları gerekir.

    YOĞURTLU SEMİZOTU SALATASI

    İlkbaharda yapılabilir.

    Malzemeler  500 gr yabani semizotu (pirpirim)  2 su bardağı süzme yoğurt  1 limonun suyu  Yarım çay bardağı sızma zeytinyağı  Kristal kayatuzu, pul biber (ağız tadına göre)

    Hazırlanışı

    Semizotlarını güzelce temizleyin, sirkeli suda bekletin ve durulayın (küçük siyah tohumları varsa atmayın). Semizotu yapraklarını, dallarından yaprak yaprak ayırın. Dal kısımlarını da ince ince doğrayın ve bir salata kâsesine koyun. Ayrı bir kâsede yoğurt, limon suyu, zeytinyağı ve tuzu karıştırıp çırpın ve semizotlarının üzerine ilave edip karıştırın. Arzuya göre üzerine pul biber serpip servis edin.
    Not: Aynı uygulamayı ıspanakla da yapabilirsiniz

    ‘Çok yavaş kilo veriyorum’ diyende gizli alerji olabilir

    Kilo verebilmek için, doğal tereyağı, soğuk sızma zeytinyağı ve temel olan Omega-3, Omega-6 gibi yağların doğal şekilleriyle mutlaka vücuda girmesi gerekmektedir. Kilo vermenin zorlaşmasının, ne yapılırsa yapılsın kilo verilememesinin (ve birçok dejeneratif hastalığın) asıl nedeni, vücut ve organizmanın hücre ve hücre zarlarında, Omega-3 gibi temel yağların ve fosfolipitlerin yani ‘lipitlerin’ eksik olması ve bunun aksine Omega-6 yağlarının da aşırı miktarda bulunmasıdır. Yani Omega-3 ve 6 dengesinin Omega-6 lehine bozulmuş olmasıdır. 

    “Ne yaparsam yapayım kilo veremiyorum” ya da “Çok yavaş kilo veriyorum” diyenlerin gizli alerjileri ve bilinmeyen değişik sağlık sorunları, hormonal dengesizlikleri olabilir. Organizmada herhangi gizli bir alerji varsa ya da yeni başlamaktaysa, alerji sebebi olan en ufak bir madde bile o alerjiyi tetikleyebiliyor. Örneğin, yiyeceklerden faydalı diye severek aşırı miktarda tükettiğimiz maydanoz, domates, kivi ve C vitamini de zaman zaman mevcut olan gizli alerjileri tetikleyebiliyor. 

    Karatay Diyeti kitabındaki sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi önerilerini uygulayanlar eğer kilo veremiyorlarsa ya da çok yavaş kilo verme sorunu yaşıyorlarsa bu noktaları göz önünde bulundurmaları gerekir! Eğer alerji veya entolerans gelişmiş olan gıda, kişinin çok sevdiği sağlıklı bir yiyecekse ömür boyu hayatından çıkarması gerekmez. Gıda alerjisi, tespiti ve çözüm yolları konusunda daha geniş bilgiyi Karatay Diyeti’yle Yaşam Boyu sağlık kitabımda bulabilirsiniz.

    Cildi nemlendirmek için krem yerine saf zeytinyağı kullanın

    Cilt kanserine neden olduğu gerekçesiyle, maalesef güneş ışınlarından kaçınılması ve koruyucu kremler kullanılması önerilmektedir. Oysa D vitamini bağışıklık sistemini güçlendiren son derece önemli bir vitamindir. Koruyucu krem ve losyonlar kullanılması, D vitamini eksikliğine neden olmaktadır. Önemli olan güneşin altında kalınacak süreye dikkat etmek, saatler boyu güneşin cildimizi yakması için çaba sarf etmemek ve güneş yanığı oluşmamasına özen göstermektir. Güneş ışınlarının yoğun olduğu yaz aylarında, gün içinde aralıklı zaman dilimlerinde, cildimizi saf zeytinyağı ile nemlendirerek ‘yanmaya maruz kalmayacak süre’ güneş banyosu yapmak, güneşten faydalanmanın en sağlıklı yoludur. 

    Yaz ya da kış aylarında normal şartlarda kanda D vitamini düzeyinin en az, 50 ng/ml’nin üstünde olması gerekir. Kanser hastalarında ise en az 70 ng/ml olması önerilmektedir. Son yıllarda yapılan birçok bilimsel araştırma, D vitamininin kemik yapısı dışında da önemli görevleri olduğunu ortaya çıkarmıştır

    Göbek yağlarını yakmanın en iyi yolu yürüyüş ve yüzme

    Düzenli ve sürekli olarak yapılan yürüyüşler, ensülin ve leptin direncini kırar ve gelişmesini önler. Her gün ve hayat boyu yapılmalıdır. Burada dikkat edeceğimiz nokta, herhangi bir egzersiz programına başlarken aktivite süresini birdenbire değil de yavaş yavaş artırmaktır. Örnek olarak, yürüyüşümüze bir hafta içinde en az 3-4 kez muntazam bir şekilde 15-20 dakika ile başlayıp, her hafta kendi enerji düzeyimize ve yorgunluk hissetmediğimiz süreye göre 5-10 dakika artırabiliriz. Karaciğer ve böbreküstü bezimiz kendini toparladıkça ve göbek yağlarımız yumuşamaya başladıkça daha rahat ve uzun yürüyüşler yapabildiğimizi göreceğiz. Uykularımız da düzene girecek ve deliksiz bir uyku ile rahat bir gece geçireceğiz. 

    Ne yaparlarsa yapsınlar kilo vermekte zorlanan kişilerin uyguladıkları fiziksel aktivite etkisiz ve yetersiz olabilir. Örneğin, 20-30 dakika yürüyüş süresini 50-60 dakikaya çıkarmaları gerekebilir. kilo vermek isteyenlerde karaciğer ve pankreas yağlanması bulunmaktadır. Yani ensülin direnci gelişmiş demektir. Bu konuda yapılmış yeni ve önemli bir çalışma American Journal of Physiology’de yayımlandı. Göbek yağlarını yani iç organların yağlarını en iyi yakma yolunun, en fazla adaleye sahip olan kalça ve bacaklarımızın yürüyüş, yüzme vb ile çalıştırılması olduğu açıklandı.
    Konu Nilgünk tarafından (14.09.2012 Saat 12:18 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    KARATAY İLE KİLO VEREN BİRİNİN YAŞADIĞI DEĞİŞİKLİKLERKaratay diyetine basladigim ilk andan itibaren yasadigim degisiklikler ;

    Yaklasik 3 ay oluyor ..

    Diyete basladigimdan beri bir gun bile bas agrisi sikayetim olmadi .

    Ani acikma krizi gecirip ne bulduysam saldirmadim.

    Adet donemim rahat gecti.

    Sabahlari daha dinc ve enerji dolu gune basliyorum. Daha cok guluyorum .

    Ara ogunleri tamamen hayatimdan cikardigim gunden beri daha rahat kilo verdim.

    Meyveyi fazla kacirdigim hafta kilo veremedim.

    Gunde 1.5 - 2 saat yurudugum hafta neredeyse 3 kilo verdim.

    Hemen hemen her gun 1 saat yurudum.

    Su cok iciyordum .. simdi daha cok iciyorum.

    Tuvalet problemi yasamiyorum.

    2 ogun yaptigim haftalarda daha fazla kilo verebildim.

    Ilk baslarda eger cok aciktiysam bir bardak sut ictim.

    Kuru meyveleri sadece sabahlari yedim.

    Hergun omega 3 aliyorum.

    Bos kalori olan ekmegi evimden iceri sokmuyorum.

    Disarda birsey yiyip icmiyorum.

    Haftada bir gun lahmacun yersem hareketimi iki katina cikariyorum.

    Kek,pasta,borek yapmiyorum.

    Kizartmayi firinda veya tost makinesinde yapiyorum.

  9. #9
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    Karatay'dan sağlıklı ve rahat oruç tutmanın sırrı
    Karatay'dan sağlıklı ve rahat oruç tutmanın sırrı


    Ramazan ayında enerji kaybına uğramadan, gündüz uyuklamadan, acıkmadan, tatlı krizine girmeden, iftar saati geldiğinde kıtlıktan çıkmış gibi yemeklere saldırmadan oruç tutabilmek için Prof. Dr. Karatay'ın önerileri...




    Her Ramazan ayında iftardan sonra tatlılara saldırır, sonra da biriken kilolardan ve halsizlikten şikâyet ederiz. Sahura kalkıp yemek yemeye özen gösterenler ise azınlıkta kalır. Bir ibadet ayı olan Ramazan’ın bitişinde, oruç tutmanın sevincini paylaştığız bayramın adını da “Şeker Bayramı” yapar, yine hastalıkları besleriz!

    Peki, oruçlu iken neden daha fazla şekerli yiyecekleri yemek isteriz? Bunu önlemenin yolu ne? Diyetisyenler, “Fazla yağlı yemeyin”, “Tatlıyı yemekten hemen sonra yemeyin” gibi çeşitli önerilerde bulunsa da, neden sofraya oturunca uygulamak pek mümkün olmaz? Sahura kalmak neden zor gelir?

    Ramazan ayında enerji kaybına uğramadan, gündüz uyuklamadan, acıkmadan, tatlı krizine girmeden, iftar saati geldiğinde kıtlıktan çıkmış gibi yemeklere saldırmadan oruç tutmak mümkün değil mi?

    ‘Türk halkına en uygun diyet’ olarak kabul gören Karatay Diyeti kitabını yazan, 50 yıllık birikimi ile bugüne kadar doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmemizi sağlayan ve aylardır Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Prof. Dr. M. Canan Efendigil Karatay, kitabında bu çok önemli ve hayati soruları göz önünde bulundurarak, Razaman ayında oruç tutanlara özel iftar ve sahurda yenebileceklerin listesini de veriyor. Prof. Karatay, Ramazan ayında iftar ve sahur için merak edilen soruları okurlarımıza özel cevapladı.

    Ramazan ayında pek çoğumuz sahura kalkmadan oruca niyetleniyoruz. Bunun sağlık açısından ne gibi artı ve eksileri var? Sağlıklı bir sahur sofrasında neler olmalı?
    Sahur kahvaltı gibidir. Kahvaltı 24 saat içinde en önemli öğündür. Son derece kuvvetli, sağlıklı doyurucu olmalıdır. Mutlaka sağlıklı ve güçlü protein, sağlıklı yağ ve karbonhidratlar yenmelidir.

    Sağlıklı protein olarak yumurta, peynir ve yoğurt yenebilir. Sağlıklı karbonhidrat olarak da fındık, fıstık, ceviz, badem ve kuru meyveler tercih edilebilir. Sağlıklı yağlar ise Karatay Diyeti kitabımızda ayrıntıları ile anlattığımız tereyağı ve zeytinyağlarıdır.

    Örneğin tereyağında pişirilmiş iki yumurta, bir avuç içi kadar beyaz peynir, yanında bir çay bardağı kadar ceviz içi, 10-15 zeytin ya da bir avuç içi kadar ramazan pidesi içine peynir, domates, salatalık vb eklenerek 10-15 zeytin ile birlikte yenebilir. Yanında bol süt, çay (şekersiz), ayran içilebilir. Bir kahve (Türk kahvesi) fincanı taze sıkılmış meyve suyu karbonhidrat (früktoz) ve günlük C-vitamini kaynağı olarak yeterli olacaktır. Fazlasına gerek yoktur. Ayrıca tatlı, bal, reçel gibi yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar yenmemelidir.

    Aç kalınarak, sahura kalkmadan oruç tutmak son derece sakıncalıdır. Kişiler kilo verseler bile ki, -genellikle ramazanda bazı kişiler kilo vermek amacıyla oruç tutmaktadır- bu doğru değildir ve son derece sakıncalıdır. Aç kalarak kilo verilmiş olsa bile daha sonra fazlasıyla geri alınmaktadır. Bilimsel olarak, bu olay karaciğer ve pankreası yorup, yağlandırdığı için sağlığa zararlı olmaktadır. Bilimsel çalışmalar, ileri yaşlarda ortaya çıkan ‘dejeneratif hastalıkların’ tümünün artık karaciğer ve pankreas yağlanması sonucu, bu organların normal olarak çalışamadıklarından kaynaklanmakta olduğunu göstermiştir.

    O zaman bu Ramazan herkesi sizin önerilerinizle sağlıklı sahur sofralarına davet ediyor ve iftar için hazırlıklara geçiyoruz. İftar sofralarımızın da olmazsa olmazı hepinizin bildiği gibi pidedir. Önce pide kuyruklarına girer, sıcacık pide ile evimize döner, soğumaması için özen gösteririz. İftar vaktinde de tereyağını pide ile buluşturarak, afiyetle yeriz… Hatta yedikçe yemek isteriz. Peki, neden böyle bir şey yapmak bizi mutlu eder? Doğru mu yaparız?
    İftarda bir avuç içi kadar sıcak pide ile doğal köy tereyağı sağlıklı bir şekilde yenebilir. Pidenin glisemik indeksi %100 olduğu için, aniden kan şekerini yükseltir ve yemekten bir iki saat sonra halsizlik, yorgunluk ve uyku hali meydana gelir. Aşırı miktarda pide yemek karaciğer ve pankreasta yağlanmayı artırır. Tereyağının glisemik indeksi ise sıfırdır, boş midede koruyucu etkisi vardır, bu nedenle zararlı değil faydalıdır. Tereyağı uzun süre tokluk hissi verir, oruç tutanlara güç, kuvvet ve dinçlik sağlar.

    Siz tereyağı sağlıklı diyorsunuz ama diyetisyenler, “Fazla yağlı yemeyin”, “Tatlıyı yemekten hemen sonra yemeyin”, “İftara çorba ile başlayın” gibi çeşitli önerilerde bulunuyor, ancak sofraya oturunca bunları uygulamak pek mümkün olmuyor. Peki, bu yağ konusuna kısaca açıklık getirebilir misiniz, sağlıklı bir iftar sofrası nasıl olmalı?
    Transyağ denilen bozulmuş yağlar kanser yapmaktadır. Transyağlar kızartmalarda, hazır işlenmiş yiyeceklerde, margarin gibi yağlarda fazla miktarda bulunur. Evet, bu yağlar tehlikelidir! Diyetisyenler fazla yağ yemeyin dediklerinde, bunların hangi yağlar olduğunu da belirtmeleri gerekmektedir. Her insan vücudunda bulunan bütün hücreler çift kat yağlı hücre zarı ile çevrelenmişlerdir. Çift kat hücre zarlarının temel yapı taşı, lipit dediğimiz yağlardan oluşmaktadır.

    Bu lipitler, başta tereyağı olmak üzere hayvansal katı yağlar, omega-3 ve kolesteroldür. Sağlıklı yağları diyetimizden çıkardığımız zaman, hücreler zayıf düşer, hücrelerin bağışıklık sistemleri çöker ve sonuç olarak dayanıksız, güçsüz kalan hücrelerimiz kendini koruyamaz, her türlü virüs ve bakterilerin hücumunu geri çeviremeyerek hastalanmamıza neden olur. İşte bu sebeple bütün yağları bir sepete koyup konuşmak doğru değildir.

    İnsan vücuduna, ‘olmazsa olmaz’ dediğimiz sağlıklı yağların doğal bir şekilde girmesi gerekmektedir. Bu yağlardan korkmamamız gerekir. Sağlıklı yağlar yenildiğinde, yağ olarak kana geçmez ki, bunu da burada belirtmek ve bir örnek vererek bu konuyu açıklamak istiyorum. Tavuk yediğimiz zaman, tavuk mu oluyoruz? Ya da maydanoz yediğimiz zaman yeşil mi oluyoruz? Veya domates yediğimizde kırmızı mı oluyoruz? Sonuç olarak, bütün yiyecekler bağırsaklarda ufak moleküllere indirgenir, kan yolu ile karaciğere taşınır ve karaciğerde o vücudun ihtiyacına göre her türlü yapı taşları üretilir...
    Konu Nilgünk tarafından (12.07.2012 Saat 16:08 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Nilgünk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.03.2008
    Mesajlar
    21.308

    Cevap: karataycilar bilgi ve paylasim alani

    İftara, bir bardak ılık su ile başlanmalıdır. Sabahları kalktığımız zaman ılık bir bardak su içmemiz gerektiğimiz gibi, orucumuzu açarken de ılık suyla açmalıyız. Çorba da sulu olduğu için rahatlıkla içilebilir. Ancak, hazır çorbalar kesinlikle tüketilmemelidir.

    Evde pişirilmiş tarhana, mercimek, ezogelin, yoğurt çorbası, her türlü sebze çorbası veya yuvalama gibi çorbalar olabilir. Uzun süre boş kalmış olan midemizi korumak amacıyla, suyun da, çorbanın da ne çok sıcak ne de çok soğuk olmamasına dikkat etmeliyiz. Çorba ile birlikte, bir dilim pide ve tereyağı faydalıdır. Yanında önemli lif kaynağı ve sıfır glisemik indeksli olduğu için zeytin-istenildiği kadar- tüketilebilir.

    Zeytinin yağı doğaldır, mide koruyucu ve kabızlığı önleyici etkisi vardır. Orucumuzu ılık su ile açtıktan sonra, zeytinyağına pide batırıp, lezzetli ve sağlıklı bir yiyeceği tüketerek, gün boyu boş kalmış olan midemizi yormamış oluruz. Ancak zeytinyağının soğuk baskı ve sızma olmasına dikkat etmemiz gerekir.

    İftar sofrasında salata tabağı mutlaka olmalıdır. Bol miktarda doğal fermantasyon sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu, sızma zeytinyağı, sumak ve peynirli mevsim salatası hazırlanabilir. Cacık ve ayran da çok sağlıklıdır, istenildiği kadar tüketilebilir.

    Ayrıca yemek olarak köfte, sulu sebzeli et yemeği, zeytinyağlı yemekler, yeşil mercimek yemeği, dolma, sarma, karnıyarık, imambayıldı vb gibi her türlü yemek yenebilir. Veya her türlü kırmızı et kebabı, 2-3 kaşık bulgur pilavı ile birlikte tüketilebilir. Yaz mevsiminde olduğumuz için doğal köy yumurtası, tereyağı, tarla domatesi ve biberle hazırlanmış menemen de olabilir.

    Buraya kadar anlattıklarımız ile iftar açılınca, tatlı yeme ihtiyacı kalmayacaktır. Akşam geç saatlerde tatlı yemek doğru değildir. Karaciğer ve pankreas yağlanmasını başlatır ve artırır. Hazımsızlık nedenidir. Şeker ve vücuda etkileri konusunda ayrıntılı bilgiler, geniş kapsamlı olarak Karatay Diyeti kitabında yer alıyor.

    Şekeri ve şekerli yiyecekleri tavsiye etmiyorsunuz. Ama oruçlu iken bu yiyecekleri daha fazla yemek istiyoruz. Hele de baklava, saray sarması, kaymaklı ekmek kadayıfı ya da güllaç! Aynen pide gibi zengin-fakir tüm sofraların baş tacı. Böyle bir geleneksel alışkanlık bu kadar sakıncalı ise ne yapmalıyız? Bu tatlıların yerine ne yiyebiliriz?
    Daha önce de belirttiğimiz gibi, geç saatlerde tatlı yemek doğru değildir. Karaciğer ve pankreas yağlanmasını başlatır ve artırır. İnsanı sık sık yemeye zorlar, aşırı miktarda insülin salgılanmasına neden olur. Tatlı yerine kuru yemişleri ve mevsim meyvelerinden düşük glisemik karbonhidrat içerenleri tüketirsek, daha dinç olur ve de dinç kalırız. Güllaç en hafif ve midevi olduğu için iftar sofralarının en önemli tatlısıdır. Sağlıklı kalmak ve sağlıklı bir şekilde oruç tutmak amacıyla her türlü hamur tatlısından- ne kadar lezzetli olursa olsunlar- mümkün olduğu kadar kaçınmamız gerekmektedir.

    Fındık, fıstık ve kuru yemişlerden, kaynatılmadan ve şeker eklenmeden hazırlanan komposto tüketerek, vitamin ve mineral değeri yüksek, düşük glisemik indeksli ve sağlıklı karbonhidratları tüketmiş oluruz.

    Karatay Diyeti kitabınızda ‘sağlıklı ve pratik çok güzel tarifler’ veriyorsunuz… Peki, bu kompostonun tarifini okurlarımız için rica edebilir miyiz?
    Elbette. Yaz aylarında serinletici özelliği de olan bu besleyici kompostomuzu şöyle hazırlayabilirler.

    ŞEKERSİZ SOĞUK KOMPOSTO
    Malzeme:

    •Kuru kayısı (gün kurusu)
    •Kuru erik (mürdüm eriği)
    •Kuru üzüm (çekirdekli siyah üzüm)
    •Kuru incir
    •Kuru yabanmersini
    •Bol ceviz ve badem



    Yapılışı:
    Tüm malzemeler (istenilen miktarda) cam bir tencereye konduktan sonra üzerini örtecek miktarda su eklenerek buzdolabına konur ve bir gece bekletilir. İftarda tatlı yerine tüketilebilir.

    Bu kompostoya kesinlikle şeker veya tatlandırıcı eklenmez ve kesinlikle kaynatılmaz!

    İftar ile sahur arasında hem yemek hem de egzersiz açısından nasıl bir program uygulamalıyız?
    İftar ile sahur arasında bol likit almak şarttır. Limonlu şekersiz çaylar, limonlu bol su, ayran ve süt tüketilmelidir. İftarda kola gibi bütün asitli ve şekerli içeceklerden kaçınılması şarttır. İftardan sonra uzun yürüyüş yapmak da son derece faydalı olur.

    Bildiğiniz gibi Karatay Diyeti, sıradan bir diyet kitabı değildir! Hayati konulara açıklık getirerek, sağlıklı kalmak için yeni görüşlere yer veren, doğru beslenme ve sağlıklı yaşam biçimi edinme amacına yönelik yol gösterici bir kılavuzdur. Bu nedenle, her yaşta sağlıklı ve hasta kişilerin rahatlıkla uygulayabilecekleri, kolay öneriler ve uygulamalar içermektedir. Ramazan ayında da iftarda, sahurda ve iftar-sahur arasında uygulanırsa, daha sağlıklı ve rahat oruç tutulacaktır

Sayfa 1/45 12311 ... SonSon

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Spiritüel Yaşam koçu wingwave ingolstadt Kuantum ,Bio enerjı (şifa) koçu 3. boyut iletişim koçu Ebeveyn ve çocuk koçu Stressiz ve sağlıklı Yaşam koçu Psikolojik danışmanlık wingwave ingolstadt Magic Tıme koçu Mentor

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2